sosyomat.com

  1. sosyomat hesabınızla giriş yapın.
  2. üye ol
  3. parolamı unuttum
  4. giriş

ah minel aşk...

12 kişi kendisini tutuyor, 5 arkadaşı var.


05.12.1980 doğumlu, 31 yaşında. şu an yaşadığı yer İstanbul.
  • bloguna son yazdığı yazı: ....

KUSMUK KÖŞESİ rss kaynağı

adresi: http://virion-evrim.sosyomat.com/blog
aferim8

...

1 yorum var - 20 Şubat 2009 02:45 yazılmış
6 yorum var - 16 Şubat 2009 08:18 yazılmış
0 yorum var - 14 Ocak 2009 05:30 yazılmış
11 yorum var - 11 Ocak 2009 10:28 yazılmış
7 yorum var - 11 Ocak 2009 09:24 yazılmış
3 yorum var - 11 Ocak 2009 09:20 yazılmış
5 yorum var - 16 Ekim 2008 05:58 yazılmış

topluluklar

üyesi olduğum topluluklar | yöneticisi olduğum topluluklar
  1. yeraltı edebiyatı

    yeraltı edebiyatı

    5807 üyesi var. üyelik serbest.
  2. anime

    anime

    1027 üyesi var. üyelik serbest.
  3. sinema

    sinema

    6181 üyesi var. üyelik yönetici onayı ile.
  4. Biyoloji

    Biyoloji

    42 üyesi var. üyelik serbest.

virion evrim panosu rss kaynağı

arkadaşları neler demiş?


bahar'ı sanada sıçrattalım:))

Pejmurdee   04 Nisan 2009 00:10  

buralara bahar çoktan geldi :) ama saol yine de ...

virion evrim   04 Nisan 2009 15:39  

MOR MENEKŞE, AÇ DOSTLAR VE ALTIN GÖZLÜ ÇOCUK

A be şair,
bizim de bir çift sözümüz var «aşka dair.»
O meretten biz de çakarız biraz...
Deli çığlıklar atıp avaz avaz burnumun dibinden gelip geçti yaz sarı tahta vagonları ter, tütün ve ot kokan bir tren gibi.
Halbuki ben istiyordum ki gelsin o kırmızı bakır bakracında bana sıcak süt getiren gibi...
Fakat neylersin, yaz böyle gelmedi, yaz böyle gelmiyor, böyle gelmiyor, hay anasını... şey!..
EEEEEEEEEY... kızım, annem, karım, kardeşim sen başında güneşler esen altın gözlü çocuk, altın gözlü çocuğum benim;
deli çığlıklar atıp avaz avaz
burnumun dibinden gelip geçti de yaz,
ben, bir demet mor menekşe olsun getiremedim sana!
Ne halt edek, dostların karnı açtı kıydık menekşe parasına!

Nazım HİKMET

chernishevskiy   23 Şubat 2009 17:46  

UZAK YAKINLIK

Soruyordun
İlkyaz işte
Uyanıp bir bahçeyi dinliyoruz
Tenhalık böyle

Dallar mı kırılmış, sarmaşıklar mı toz içinde
Beklesem hemen gelecek olduğun
Tam öyle olduğun
Oysa hep yanımdasın, seninle her şey yanımda
Kırıp dökük de olsa yanımda
Mesela çok sevdiğin bir deniz bile yanımda
O deniz ki aramızda hiç kımıldamadan
Erkeğini iyi tanıyan bir kadın gibi yorgun.

Yarısı yenmiş bir elmaydık bana sorarsan
İkimizdik, iki kişi değildik
Bakıyorsak birlikte bakıyorduk gözlerimin içine
Birlikte gözlerinin içine bakıyorduk senin
Yanlıştı, doğruydu, hiç bilmiyorum
Sanki bir bakıma ayrılık böyle.

Karşılıklı otursak da ne zaman
Masa örtüsünü ikiye bölen ellerimizdi
Bir tırnak yeşilinden gerisin geriye
Ayak bileklerimizden gerisin geriye
Bütün bunlar gereksiz, bilmiyorum sanma
Gereksiz ama yalnızlık böyle.

Edip Cansever

chernishevskiy   22 Şubat 2009 16:07  

YAŞAMA SEVİNCİ

Bütün güzel kadınlarını bu dünyanın
Sevdim, diyebildiğim zaman
Bütün kentlerini gezdim, denizlerine girdim
Ve artık bir tek taş kalmadı tanımadığım,
Bir tek yüz, bir tek yer adı
Söylenecek bütün sözleri dinledim ve söyledim
Bütün söyleyeceklerimi
Acının bütün uçurumlarına indim ve çıktım
Sevincin bütün dağlarına
Bütün çiçekleri kokladım ve kopardım
Bütün meyveleri dallarından
Ismarladığım yağmur, savrulmadığım yel
Kalmadı...

Bütün haklı kavgalarında dünyanın
Dövüştüm, diyebildiğim zaman
Okudum bütün kitapları, bütün şiirleri yazdım
Ve topladım bütün dillerin en güzel sözlerini,
Sıraladım tek bir sözlükte
Bütün mayınları, bütün dikenli telleri
Ayıkladım sınırlardan
Ve bir tek zorba çıkmadı önüme.
Bu dünyada acı çeken tek bir insan yoktur,
Diyebildiğim zaman
İşte o zaman ölebilirim.

Toprağımda bir çığlık olur da büyür
Yaşama sevincim...

AHMET ERHAN

chernishevskiy   21 Şubat 2009 19:19  

KAN ATLASI

Emel'e "Ben babamın yuvarladığı çığın altında kaldım."

Çolak mırıltılarla dövmelenen çocuk her gün her gece eğer adasında,
Gözü ağzı elinden alınmış, yosunlar sarmış bedenini çığlıklarken bunu su içinde...

Karada, hançer suratlı abinin rüzgarında uçar adımları.
Geçmiş ilmeğinde saklıdır arzusu
İçinden karanlık, tekrar ve ilenç sızdıran hayret taşında.
Soruyor hatırasında, "sırtımda ve
sırtında gezinen bu ürperti kim,
bir damla süt yerine bu ağu kim?"
ay gözüyle bakmayan kavruk akıllara -boy atmış da salgıları, cücelmiş sezgileri-
bir yanılgı rehavetinde debelenenlere...

Ey, yüzleri bir babakuş gölgesine çakılmış olanlar,
Üzgün adım, ileri marş!

Nilgün MARMARA

chernishevskiy   20 Şubat 2009 02:32  


 
tuttum işlemi gizlidir. karşı tarafın haberi olmaz. tuttuğunuz kişileri bir arada görebilir, yaptıklarını takip edebilirsiniz.

pilli projeleri: pilli.com: kollektif bağımsız içerik | sosyomat.com: arkadaşını etiketle | put.io: online cloud storage